Bu satırları yazarken ne düşündüğümüde bilmiyorum. Tek bildiğim hayattan hiç bir zaman istediğimizi alamayışımdır.. Bir şeyi çok istersin ...
Bu böyle sürüp gitmeyecek biliyorum Bir sabah bir dilencinin avuçlarına bırakacağım kendimi Kim ne derse desin! Tahammülüm kalmadı artık Bıktım seni sensiz yaşamaktan Nasılsa döneceğin...
Koça yürekli dev ABİM...Rabbim sana hem bu dünyada hem de ahretteHuzurlu bir hayat bahşetsin inşallahTonton bir dede olduğundaBahçendeki sandalyene oturupEski günlerine daldığında Hatırlamak istediğin...
Bazen herşey anlamsızlaşır, sözcükler tükenir,nefes alamaz,boğulur gibi hissedersin kendini. Masalar sandalyeler,duvarlar herşey üzerine üzerine gelir,sanırsın ki canın çıkıverecektir...Seni anlamayan, boş konuşan boş bakan insanlarla sonuçsuz...
Kadavradan ibaret bir gövde,İmlası bozuk bir cümle..Bir de aramızdaki büyüyen özlem..Biliyorum gelmeyeceksin...Ne sen olabileceğim gözlerinin dibinde..Ne ben olabileceksin yüreğimin terinde..Ama...Bir cümle olduk biz..Anlatım bozukluğuna meyal...
Regâib, arapça bir kelimedir ve "reğa-be" kökünden gelmektedirReğa-be", kelime olarak, herhangi bir şeyi istemek, arzulamak, ona karşı...
Hayaller hayat yolculugunda hiç farkına varmasak da en yakın arkadaşlarımızdır....Hayallerimiz bizi biz yapar,umudumuzu oluşturur,dibe vurdugumuz anda biz-e ''biz''i hatırlatarak güç verir...Bu köşede bizim dünyamız...Sadece...
Memleket denince insanın aklına çok şey gelir. Ama ne yazıkki insan memleketinde yaşadığı zaman doğduğu,büyüdüğü yerlerin kıymetini asla bilmez. Bir çok sohbetlerde...
Bir mum yanıyordu bir evin bir odasında O evde bir de kedi vardı. Geceler indiğinde kendi havasında Mum yanar, kedi de oynardı. Mumun yandığı gecelerden...
Sakın kaçak muamelesi yapma gözlerime..”Gidiyorum..Sulara düşen gölgeni alıp yanıma gidiyorum bu şehirden ben.. ve defediyorum seni ellerimden..Şimdi hangi baharı alırsan al koynuna, kime değerse değsin...
Sende mi bırakıp gidiyorsunSende mi beni acılarla Dinle bak senin için bu şarkıHer duyduğunda içine girecek bu sancıÖlüme beş kalaBu şarkıyı yazdım sanaSakın dinlersen ağlamaRuhum...
Cehenneme duvar cennete yol olsakYÜCE Allah kullarına, kullarından daha merhametlidir.Daha toleranslıdır. Kulunun hata ve kusurlarını silmek için fırsatlar verir. Bazen meleklere günahları yazmayı unutturur....
Susmak....Bazen çok şeyi anlatır...Çaresizliği,yıkılmışlığı,içinde yıllardır bastırdığın ezilmişliği....Oysa bir çırpıda söylenebilecek şeyler nasıl olmuşta yüreğinde prangaya vurulmuştur.Yılların seni anlayabilecek birini aramakla geçmiş ,...
Ağlayamaz onlar...Gözyaşları olmadığından değil...Birileri “Erkekler Ağlamaz” dediği için de değil...Kalpleri taş olduğundan hiç değil!Onlar...Ağlamayanlar değildir;ağlayamayanlardır...Halbuki o kadar çok isterler ki ağlamayı..Bağıra bağıra..Hıçkıra hıçkıra..Kendini unuturcasına......
Yokluğuna iz sürdüm, sonra sürgünlere sürüldüm Senin merhametine kaldı artık çocuksu tebessümlerim... Yağsızdı hüznüm, kay(a)madı avuçlarımdan Yüreğinin hücresine göm(ül)düm. Düş'lerim yasak Sen yasak Dokunmam yasak...
Telefonlarıma cevap vermeyeceksin...Cevap versen bile, öyle yorgun öyle isteksiz çıkacak ki sesin, bir küfür gibi... Sevmeyeceksin beni...Biliyorum bu şehri bana dar edeceksin... Çünkü anladın; sevgimden...
sayfanın başı"ymışım gibi davran bana... ne bileyim özen benim için,hep en güzelini yazmak için çabala!... "fazla bilet"mişim gibi davran bana... ne bileyim,atla otobüsün birine,sor beni..ama...
Adım adım geçiyor zaman.Bizse bir pamuk şeker peşine takılmış rengarenk balonların güzelliğine aldanıp arkada duran kocaman bir hayatı parçalıyoruz bin hüznümüze.Yaşanılmış o anlar lunaparkta serbest...